10 Nisan 2009

Metenin Atolyesi adlı ilk blog sayfamı silmiş bulunuyorum, hepimize hayırlı uğurlu olsun. Orada atıl vaziyette duracağına, hiç olmasın daha iyi dedim.

Alınan dergileri, zamanı eskiyince okumamak da neyin nesi? İnatla, bir derginin içindeki yazılara ancak derginin çıktığı ay içinde okursam bir değer veriyorum. Şubat ayının dergisini Mart ayında okumuyorum. Garip.

03 Nisan 2009














Düşen damladaki serinliği

yanan alnıma koysam,
sakinlesem
cıss sesi gelse
sakinlesem...

Art by Sugarock99 @ DeviantArt

27 Mart 2009




















Gözyaşlarını mı biriktiriyorsun yoksa
günün birinde yağmurun biter diye
susuz kalacağından mı korkarsın

hangi dileğindi bu, birinci mi?

kurak zamanlarda güneş parlakken
ensen yanacak belki
ekinlerin büyümeyecek diye mi korkarsın

Peki ya bu hangi dileğindi, ikinci mi?

sonra tek bir bulut olmayacak
kumsallarında insan yığınları
yalnız yüzemeyeceğinden mi korkarsın

Kaçıncı dileğindi harbi bu, üçüncü mü?

Göz yaşlarını biriktirir durursun.

Art by RebexTrip @ DeviantArt

18 Mart 2009

Kapat ışığı,
katlet aydınlığı:
Karanlıkta görmeyi met ettiler.

Pek karanlık;
Ayağın takılmasın,
Toprağı öpmeyesin,
Gübre olmayasın.

Üstünde haşhaş yetiştirenlerdir konuşanlar;
düşüşüne cevaben.


Art by Kylamay @ DeviantArt

10 Mart 2009




















Bir Kare çizdim,
içini boş bıraktım.
Konuşmadığımda, dünyadaki gürültü oluyor.
Kare, bir sanat eseridir.

Birisini çizdim,
Karenin içine bıraktım.
Konuştum, dünyadaki sesten oldum.
Kare, kaldırımdaki bir taş parçasıdır.

Art by Mefitica @ DeviantArt

04 Mart 2009

Üstünden geçenin sadece bulut olduğunu bilirsin
yine de içine sonsuz sıkıntı düşmüştü.
Sorsalar nerdesin, yattığın yerden seslenirsin
Hep seslenirsin.
Üstünden geçenler insan olur
Yine de basmamaya özen gösterirler;
Sen kalırsın orta yerde.

Art by Wulfi @ DeviantArt

25 Şubat 2009

Her yerde uçan kıl tüy aşkına
Sen gerçek olmayan bir gerçeksin
Gereksiz ne varsa onu avlayanlar
Avlarını seni anlatarak abartırlar.

Seni gerçek yapansa aslında
Tüfeğe yanaşmamış kişilerin
Çalılarda gizlenmiş, ya da odalarda
Sana bakıp bakıp
Aldanmalarıdır.

Art dediğin Yokohama Kaidashi Kikou'dan Alpha

20 Şubat 2009

Cıva düşmüş denize

İskelemde gümbürder

tanrıdan bile daha ağır

bana korkudan şiirler yazdırır



13 Şubat 2009


Aynı konular üstünde yazılmış ayrı şiirler. Her biri aynı kalemden bir başkasına ait.

Kişi, tek başına bir meclis gibi. Meclise başkanlık eden ise, o anın kişisi.

Geçmişinin seni, geçmişinin geçmişinin seni, şimdiki sen, yakın gelecek sen, geleceğindeki sen, geleceğinin geleceğindeki sen... bu böyle gelir ve gider.

Bu, tek başına bir benlikler ordusu.

Bu bağlamda büyük bir karar alırken asla adil olamazsın. Bir kere bu karar, gelecekteki senin (o karardan etkilenecek olan, hatta o kararla şekillenen) kontrolü ve rızası dışında alınıyor. Geleceğini karşına alıp etraflıca tartışamıyorsun.

Geleceğinle aranda bir duvar var ise, geçmişin tam tersine eski bir tanıdık gibi olmasına rağmen artık bezmiş ve karışmak istemiyor. Zaten muhtemelen pek sık görüşmüyorsunuzdur, insan dediğin unutkandır. Ola ki görüştünüz ve kararına bulaştı bir şekilde, bu sefer seni karıştıyor; direk müdahale yok sadece sitem ya da uyuşturucu eski hikayeler, bir nevi psikolojik baskı. Eski bir senden gelecekteki (bu durumda şimdiki) sene bir başka çomak daha.

İki ucu keskin bıçak.

Bugün, bir zamanlar başına gelmiş bir şeyi düşünüp de "Ah, şimdiki aklım olsa öyle yapar mıydım." dediğinde, bu gelecekten geçmişe bir yakınmadır. Bu bir demokratik yetersizliktir.

Bu durumda kendimizle ilgili büyük kararlar almak, birer diktatörlüktür.

Kendinizi demir yumrukla yönetecek kadar güçlü müsünüz?

08 Şubat 2009

Saçımı başımı yolan eller
Kalem bile şikayetçi
Kapıları açar mısın, kapar mı
Bir yama yapar mısın istesem?
Yaparımla yapmam arasındaki farksın
Çizgilerinle sırıtırsın
Sırıtma öyle aç-kapa
Tuttuğun gibi bileklerinden
Bir el diğerine kenet
Elim kolum bağlıymış meğer.

03 Şubat 2009


Açık sözler, açık ayinler.
Ağaçlara tırmandım:

Sen-benden-bir şeyler-bekledin

Çok kez naralar attım

Sen-benden-bir şeyler-bekledin

Tüylerimi kabarttım

Sen-benden-bir şeyler-bekledin

Sanırım bir şeyleri yanlış yaptım.


art by wellidontknowexactlypleasetellme....

30 Ocak 2009


İş yerinden çıkmış, yorgun, argın, durağa doğru yürürken, havada çok değişik bir koku vardı. Öyle iç bunaltıcıydı ki tepki göstermeden edemedim. Etrafa bakındığımda, diğer insanların, hatta caddenin karşısındakilerin bile buruşuk yüzlerle etraflarına bakındıklarını gördüm.

Devam ederken yolda birdenbire önüme çıkan bu kadın, çok eskilerden gelmiş gibiydi. Şaşırdım doğrusu; fakat hiç bozuntuya vermedim. Bir yandan da üstüme çöken bu uyuşukluğun sebebini merak ediyordum.

Etraf çocuklarla dolmuştu. Kadın önümde küçük bir reverans yaptı, elimi uzattım. Elini nazikçe avucuma koydu, bir dansa tutuştuk.

Çocuklar durmadan gülüyordu. Kadın ben onu döndürürken çantasını fırlattı. Düştüğü yerde çantasından koca bir elma şekeri fırladı. Kıpkırmızı, parlak, çok özel bir şeker olduğu her halinden belliydi. Kadın kendi halinde dans ederken elma şekerine ulaşmak istedim, fakat ben davranamadan kirlenip çürümüştü bile.

Bana doğru gelen kadının yılankavi hareketleri aklımı çeldi. Ne kadar da güzeldi.

Ben de kendimi kaptırdığımda, bir adam yerdeki çantayı kaparak koşmaya başladı. Umursamadım. Zaten çantayı alıp, hızla kaçan hırsız da birden düştü. Çocuklar hırsızın tepesine binerken biz son figürleri yapıyorduk. Muhteşem bir danstı.

Dans bittiğinde ben de bittim; bilincimi yitirdim. Daha sonra kendime geldiğimde hastanedeydim. Öğrendiğime göre bu teröristlerin yaptığı bir kimyasal saldırıymış, fakat bazıları bunun Amerika'nın üstümüzde yaptığı bir deney olduğunu söylüyor. Bilmiyorum, itiraf etmeliyim, daha sonra helikopterle çekilmiş olay yerinin görüntülerini izlediğimde, durağa gelmeden hemen önce boşlukla dans eden adamı izlerken çok eğlendim.


Art by Reaubain @ DeviantArt

24 Ocak 2009

Bir ayrılık sürecinin ne kadar uzayabileceğini bir yazar olarak ben bilemiyorum. Fakat bu çiftin bağıra çağıra kavga ederek bu sokağa girmelerinin öncesinde aynı konu hakkında kaç gündür tartışıyor olduklarını öğrendiğimde, ki güvenilir bir kaynaktı sizi temin ederim, ben bile şaşakaldım.

Bu sokak dar, yağmur sonrası çamurlarını birkaç gün boyunca kurutamayacak kadar nemli, ve evlerin kömür sobalarının bacalarını anlamsız bir şekilde hemen birinci kattan çıkarmasından ötürü oldukça da dumanlıydı. Sokaktaki yegane renkli şeyler demir parmaklıklı balkonlardaki temizlikleri tartışılır çamaşırlardı.

Sokağa girerken yerdeki moda dergisine basan, erkekti. Dergi bu ay duvak tasarımlarını işliyordu.

Kızın küpeleri değişik taşlardandı. Aslında bildiğin taş... Fakat bunu kimse söylemeye cesaret edemiyordu. Sinirle başını sallarken küpeleri zincirin ucuna mıhlanmış birer gülle gibi sallanıyor, her seferinde kız eliyle onları durduruyordu.

İlginçtir, sonunda durdular. Kız sinirle bir şeyler anlatıyordu. Erkek, yerdeki dergiye baakıyordu. Neden sonra erkek bir anda ileri atılıp balkondaki asılı çamaşırlardan bir don kaptı.

Don, pembeydi.

Donun lastiğini çekiştire çekiştire kızın burnunun dibine tuttu.

Adam haklı. Bu hikaye çok uzadı.

Donu adamın elinden kaptığıyla çamura atan kız fırçalamasına geri dönüyordu ki evin balkonunda kahramanımız teyze belirdi ve benim bile cesaret edemeyeceğimi yapıp belki elindeki çalı süpürgesinden güç alarak ikiliyi sokaktan kovdu; ciyak ciyak.

Çift koşarken birbirine daha yakındı.

Bir evlilik daha kurtulmuştu.

20 Ocak 2009

bin kapı açık bırakırım
bu yüzden kalabalık sözlerim:
bin tane kapı, zarifçe giresin diye
hayatıma; Ve tam bin kapı, çalımlayıp
kaçabilesin diye, zahmetsizce.

Daha mı iyi olurdu;
sözleri
yalınayak
yüzüne
vursam
canın acırdı belki, bilirsin
korkardın hatta.


Acıtmak istemem,
ya da korkutmak,
bilirsin.

Art by christo42 @ DeviantArt

18 Ocak 2009

Bakadurdum sana olan her şeye
Karardın, soldun, neler oldun?
Bakakaldım is bağlamış sözlerine
Keşke okuyup çevirmen olacağıma, diyorum,
Baca temizleyicisi olsaydım.
Art by Moryah @DeviantArt

09 Ocak 2009






bu yerde

halı değil

taş değil

kedi de değil

ben döşeliyim



Art by Fingathing @ DeviantArt

28 Aralık 2008

bir insan iki insan üç insan
sen yalnızsın san
dört insan beş insan altı insan
yine de yalnızsan
yedi insan sekiz insan dokuz insan
düzelecek san
on insan onbir insan oniki insan
biraz yalnız kalsan........
.......................................eee...
art by hordel @DeviantArt

23 Aralık 2008

Hediyeler


Çatlamış yaklaşım
Kırık bir başkalaşım
Tabakhanelerde şekillenenler,
Ne hoş durdunuz duvarlarda.

Eskimiş hediyeler atılır mı, atılmalı mı? Her sene yenileri gelir alır yerini evin bir köşesinde.

Anlamsız, kifayesiz. Atsan, sessiz bir ihanet gibidir.

Halbuki veren de unutmuştur verdiğini, pek muhtemel.

Hediye, istenmeyen bir çocuk misali, tek avuntusu tozunu alan temizlikçi kadınlar (alırlarsa o da).

Hediyeler, atılamayacak kadar eskimeden atılmalıdır.

18 Aralık 2008

bazı şeyler vardır, ne olduğunu çıkartamayız
bir sürükleme ve anlaşılmaz bir gıcırdama,
nedir böylesi sızlanan her gece vakti
bir çarpma sesi, demirin demirle buluşması
savaşan mı var, yoksa, demirden bir kapı daha mı kapandı?
bir çığlık işitirsin, fakat nedir;
bir köpeğin sancısı mı, ya da bir çocuğun sevinci?
korkarsın, adam mı öldürüyorlar acaba? uzaklaşırsın.

bir homurdanma duyarsan mesela, baktığında yana
mide gurultusu mu? yoksa hoşnutsuz musun?
fikirler saklı kalırsa diye endişe edersin.

03 Aralık 2008

tüm bildiklerin yanlıştı
bunu anladığında o vakit
sınav sonrası içilen
ilk soğuk yudum olacak
ve sen bu ruh halinin
dayanılmaz hafifliği ile
yerin dibine uçacaksın!
bu bir kehanet ise,
sevgili benlik,
kendi kendine gerçekleştirdiğin;
eylem planın nedir bakalım?

Art by breninllwyd @ DeviantArt