08 Kasım 2009

Sadece, normalinin üç katı kalınlığında bir sağ kolla yazı yazmak zor. Sola ne oldu dersen, o, takılı olan serumun esareti altında.

Ben ise, dengesiz bağırsaklarım ve daha birçok diğer ayrıntıya rağmen, yaşıyorum. Sanırım.

Yine de kıyaslamaya girersem, şu halim iyi. Daha iyilerini de göreceğim.

Yeter bu kadar.

------------------------------------

Baş yerine telefon ahizesi taşıyan takım elbiseli adamların oluşturduğu görüntünün rahatsızlığı.

Popüler olanın iyi sayılan ve ou yeah tarzı oloan her şeyin parlaklılığına kapılmış kolay ikna olan akıllar. Ya ben düüşünüyorum, ya da düşündüğümü sanıyorum, ve bunları çekici bulmadığım gibi benim kafatasım şeklindekiler için yapılmış aynnı niteliktteki şeylara karşı aynı davranışlarda bulunuyordu. Demek ki o da birilerine dahildi. Özgünlük yanılgısı.

Ne bileyim ben.

Tans tans tans tans tans tans tans tans tans tansiyon...

Derken oturduğu yerden düşmek üzere olan adama yardımcı mı olurdunuz yoksa nadir karşılanacak bu durumu izler miydiniz. Bir insanın diğerine yarım etmesinin ardında yatan kaç çeşit etken, güdü ve geçmiş olabilir?

Yoruldum.

------------------

3 yorum:

Meltem dedi ki...

Özgünlük yanılgısı kim yaşamıyor ki Meteciğim? Hepimiz hatta bütün insanlık birbirinden oldukça farklı olduğu halde dönem dönem ortak noktalarda buluşamıyor mu? Kişilikler kolay değişmez de kafatası için aynı şeyi söyleyemem. Öyle dönemler geliyor ki herkes kendisini bir diğerinden çok daha orjinal sanıyor. Kim böyle bir yanılgıya düşmemiştir ki hayatında ? :))) Sen onu bunu bırak da dinlen, sonra buraya tekrar yaz. :)))

Meltem dedi ki...

Oyy! Bir de düşmekte olan insana yardım etme isteğiyla ilgli sorun var.Bak kişinin kendisinin düştüğünü sanmasıyla, gerçekten düşmesi arasında fark yaratabilir bir durum sanki. Yinede her türlü yardım eden kişi için söyleyebileceğim şey :) kalbi temiz, cici insan olur. Mesela sen de böyle bir insansın. Öptüm! Dinlen iyice de şarkı patlatıcaz daha! :)

Pınar Demirkaya dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.