18 Ocak 2009

Bakadurdum sana olan her şeye
Karardın, soldun, neler oldun?
Bakakaldım is bağlamış sözlerine
Keşke okuyup çevirmen olacağıma, diyorum,
Baca temizleyicisi olsaydım.
Art by Moryah @DeviantArt

09 Ocak 2009






bu yerde

halı değil

taş değil

kedi de değil

ben döşeliyim



Art by Fingathing @ DeviantArt

28 Aralık 2008

bir insan iki insan üç insan
sen yalnızsın san
dört insan beş insan altı insan
yine de yalnızsan
yedi insan sekiz insan dokuz insan
düzelecek san
on insan onbir insan oniki insan
biraz yalnız kalsan........
.......................................eee...
art by hordel @DeviantArt

23 Aralık 2008

Hediyeler


Çatlamış yaklaşım
Kırık bir başkalaşım
Tabakhanelerde şekillenenler,
Ne hoş durdunuz duvarlarda.

Eskimiş hediyeler atılır mı, atılmalı mı? Her sene yenileri gelir alır yerini evin bir köşesinde.

Anlamsız, kifayesiz. Atsan, sessiz bir ihanet gibidir.

Halbuki veren de unutmuştur verdiğini, pek muhtemel.

Hediye, istenmeyen bir çocuk misali, tek avuntusu tozunu alan temizlikçi kadınlar (alırlarsa o da).

Hediyeler, atılamayacak kadar eskimeden atılmalıdır.

18 Aralık 2008

bazı şeyler vardır, ne olduğunu çıkartamayız
bir sürükleme ve anlaşılmaz bir gıcırdama,
nedir böylesi sızlanan her gece vakti
bir çarpma sesi, demirin demirle buluşması
savaşan mı var, yoksa, demirden bir kapı daha mı kapandı?
bir çığlık işitirsin, fakat nedir;
bir köpeğin sancısı mı, ya da bir çocuğun sevinci?
korkarsın, adam mı öldürüyorlar acaba? uzaklaşırsın.

bir homurdanma duyarsan mesela, baktığında yana
mide gurultusu mu? yoksa hoşnutsuz musun?
fikirler saklı kalırsa diye endişe edersin.

03 Aralık 2008

tüm bildiklerin yanlıştı
bunu anladığında o vakit
sınav sonrası içilen
ilk soğuk yudum olacak
ve sen bu ruh halinin
dayanılmaz hafifliği ile
yerin dibine uçacaksın!
bu bir kehanet ise,
sevgili benlik,
kendi kendine gerçekleştirdiğin;
eylem planın nedir bakalım?

Art by breninllwyd @ DeviantArt

25 Kasım 2008

"Öyle susar ki
Konuşmaktan nefessiz kalır"
Ve bir günün sonu dayandığında kapıya
Bir alacaklı gibi
Acı acı yutkunur sözleri
Kupkuru boğazı
Öyle susar ki
Kediler bile bağırmak ister gibidir
Bastırmak için
Ve günün sonu yığıldığında kapıya
diyecek başka saçmalık kalmamıştır:
Yorgunluktur konuşturan.

Art by Acadian10 @ DeviantArt

19 Kasım 2008

bundan tam on yıl sonraki halini hatırlıyorum
gözlerin daha bir şiş
daha bir baygın, hatta yaşlı
kahkaha ve gözyaşlarının izleri,
olgunluk çizgileri oturmuş yüzüne
ve o çatık kaşların
yıllar öncesi olduğu gibi, güçlü
bundan tam on yıl sonraki halin,
hatırlıyorum...
ve belki orada olmayacak olsam da
seni seviyordum

16 Kasım 2008




















Tek başınayken iyi ve güzel de

yokken duvarlar çirkin ve kötü

başka ırkların diline çevrildiğinde
karalar bağladı, ruh, hatta öldü
çevirmen pek kötüydü

art by Krows @ DevianArt

12 Kasım 2008

gözler yalpalar
kulak grev yapar
akıl nadastadır, çıkmaz
ilgi kendini duyurmaz
ayaklar bakakalır
ten alışmıştır
kalem n'apacağını şaşırır

07 Kasım 2008

kendine korkak pamuk
olmayan rüzgarlarda sallanır
halbuki sen ki sadeceydin
bir kazağın
bir kol yenindeki
bir ipliğin
incecik ucuydun...
art by Klakikocia @ DeviantArt

05 Kasım 2008

Benim...

Eller, benim
Bacaklar, benim
Benim kollar
var ya hani...

Varlar da varım
Teşekkürler
Siz olmasanız var ya...

Yalnız uçan iki göz
Belki bir burun (şaşı bak)
VE hani çıkık gamzelerden (gamzeleri unutma)

hani ibaret,
olacaktım... var ya.

02 Kasım 2008

Gönülde ne yatsa şimdilerde,
sabaha çıkılacak yol gibi
ya da akşama kalan bir rüya misali.
Neydi o dendi, geçenlerde;
Gayrı ihtiyari,
Daha olmayan kırışıklıklara işlendi.

30 Ekim 2008

Tütsü tutan yaşlı bilge
Bir asır oldu durur bakar da
İmanın sükûtmuş
Bir öğüt vermeksizin
Kırılmayı beklersin.



23 Ekim 2008

Kırmamak elde mi
kristalden her şeyi
Bir sözcük yeter
Kalpler kristalden
Onlar kristalden

Ve bir baş çeviriş
Gözleri deviriş
Yetiyor ya parçalamaya
Eller kristalden
İnsan kristalden





Ve keskin cam kırıkları
Bir şey olmaz sandıkları
Halıda yaralı ayak izleri
Anlar kristalden
Evler kristalden


Az önce tokuşturduğumuz bardaklar
Boşlar şimdi, yıkanmamış
Ve biz mutluluğu içiyorduk
Sen kristalden
Ben kristalden


art by aeternus81 @DeviantArt

21 Ekim 2008

Yavşak Bir Aşk Hikayesi

Gün be gün blogun kalitesini aşağı çekiyorum.
----------------------------------------------

Belediyenin daha o sene yaptırdığı sahil yolunda yürümeyi alışkanlık edinmişti: Her gece saat biri vurduğunda, ay ışığı denizin huzursuz kıpırtıları üzerinde dans ederken, yalnız halde, ağır adımlarla... Yol yeniydi; ama onun yolundaki taşlar adımlarıyla eskimişti bile. Yürüken ne yaptığını, veya neler gördüğünü hiç hatırlamazdı; her gece yaptığı sanki düşsel bir yolculuktan ibaretti sanki.


Düşsel... Yürüyüşlerine ilk başladığı zamanlarda bir eşlikçisi vardı; ters yönlere giderlerdi ama bir şekilde birbirlerinin eşlikçisiydiler. Daha ta nerelerden bakışmaya başlar, birbirlerine sırtlarını dönene kadar da ayırmazlardı gözlerini. O bakışmalar ki saatlerce sohbete bedeldi. Biri bakar öteki dinlerdi. O ona o gün yaşadığı güzel uyanışı anlatırdı, diğeri ise pişirdiği harikulade yemeği. Bazen üzüntülü olurdu, dalgın bakışlarından anlardı; sormaksızın ona anlayışla bakardı, aslında tek bir şey dahi anlamadığı halde.

Bu böylece sürüp gitmişti, tek bir kelime etmeksizin; ta ki bir gece yolda kendisini tek başına buluncaya kadar. O zamandan beridir onu görmüyor, artık yürüyüşleri sırasında gözleri hep diğerlerinin arayışı içinde. Sonunda eve döndüğünde ise yüzünde bir ıslaklık hissediyor. Ne olduğunun farkında değil; hava mı çok nemli, yoksa bunlar yalnızca gözüne kaçan çapakların neden olduğu gözyaşları mı?

19 Ekim 2008

"Düşsel bir arayış onunkisi." diyordu doktor, yaşlar içindeki acılı annenin gözlerinin tam içine, acımasızca. "Dış dünyadaki hayal kırıklıklarını bu şekilde yansıtıyor. Üzgünüm ama bu durumdan onu ancak sizin ve bilhassa kendisinin çabaları kurtarabilir. O zamana kadar bu vahşi tepkileri devam edecektir.” Parmakları eskitilmiş ofis masasının üstünde her cümlesini vurgulurcasına tıklıyordu. Tık tık tık...

16 Ekim 2008


















Gider yatarsın yolun ortasına.

Köprüler alçaktır atlamaya,
Yetmez seni almaya kaç sefer gemi
Az gelir sarmalamaya milyonların eli.
Gider yatarsın yolun ortasına.
Beyazdır son gömleğin, kamaşır gözleri
Öleceksindir fakat, az gelir yaşlar,

yetmez
Zaten bekledin mi bu yollardan hiç tır geçmez

Art by Husvik @ DeviantArt

13 Ekim 2008

Ağır ve uzun adımlarla
Geceyi kat etmek
Alışılmış bir oyun bu
Gölgelere basmadan oynanan






Başkasının gölgesinden kaç!
Aşır kendini dokunma ona!
Yine de çalımlayamadığın birisi;
Kendi gölgene düşersin hep.



art by swordsmanphotogher @DeviantArt

02 Ekim 2008

boşuna çalma aklımı
evde değilim
olası gelecekteyim
sankili geçmişte
konuşuyorum, şimdi değil
ellerim seğiriyor, iş değil